Yeruşaláyim, el-Quds, Jerusalem... 


3 semavi din içinde kutsal şehir; Kudüs... M.Ö 4000'lere dayanan, kanlı ve isyankar tarihi ile birçok yüze, birçok isme sahip bir şehir. Hem Musevilik, hem Hristiyanlık, hem de Müslümanlık için ayrı ayrı önemlere sahip, bu yüzden de birtürlü paylaşılamayan, herkesin hükmetmeye çalıştığı bir şehir.

Kudüs'ün önemini anlamak için tarihine bakmak gerekir. Davut Peygamberin M.Ö 10. yy'da İsrailoğullarının 12 Kabilesini birleştirdiği ve eski Yahudi Devleti'ni kurduğu ve başkent olarak seçtiği yer bugünkü Kudüstür. Musa'nın yazmalarının bulunduğu kutsal sandık şehre getirilmiş, Süleyman tarafından, Yahudiler için büyük önem taşıyan, Süleyman Mabedi inşaa edilimiş ancak şehir Babil istilasına uğrayınca, Mabed yıkılmıştır. Şehirde yaşayan Yahudiler Babil'e sürülmüştür. Pers Kralı'nın Babilleri yenmesi ile Yahudiler yeniden şehre dönmüş ve Mabed yeniden inşaa edilmiştir. Şehir Romalılara geçince isyanlar daha çok şiddetlenerek başlamış, Mabed ikinci kez yerle bir edilmiştir. Yahudiler tarafından Diaspora olarak adlandırılan vatandan sürgün; Kutsal Mabed'in yıkımıyla başlamıştır.  


Şehir Roma'lılardan Bizanslılara, Bizanslılardan da Araplara geçmiştir. Haçlı Seferleri sırasında şehirde bulunan Yahudiler ve Müslümanlar katledilmiştir.  Şehir daha sonra Memlükler'in ve Osmanlılar'ın egemenliğine girmiştir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Yahudiler Kudüs'e yeniden dönmeye başlamışlardır. Şehrin etrafı surlarla kuşatılmıştır.Şehir son olarak 1917 yılında İngilizler'in eline geçmiştir. 1948'de İngilizler şehirden çekilirken, İsrail Devleti'nin kurulduğu ilan edildi. .Arap- İsrail Savaşı sonrası Kudüs şehri İsrail Devleti'nin eline geçmiştir, İsrail Kudüs'ü resmi başkenti ilan etse de Birleşmiş Milletler tarafından devletin resmi başkenti Tel-Aviv olarak kabul edilir. Bütün resmi kurumlar ve önemli merkezler Tel-Aviv'de bulunur.


Her üç din için büyük önem taşıyan kutsal yapılar, şehirde iç içe bulunduğundan, bölge vazgeçilmez bir yer haline gelmiştir ve paylaşılamamaktadır.


Yahudiler için büyük önem taşıyan Kotel -Ağlama Duvarı ya da Batı Duvarı olarak anılır- Süleyman Mabedinden geriye kalan tek parçadır. Mabed 2. kez yıkıldığında Yahudiler dünyanın dört bir yanına dağıldığından yıkımı; sürgünü ve vatan hasretini temsil eder, bu yüzden de yeniden inşaası için uğraş vermektedirler. 

Harem-i Şerif olarak adlandırılan bölge; Müslümanların kutsal saydığı alandır ve içinde Mescid-i Aksa (El Aksa) ve Kubbet'üs Sahra (Ömer Camii) kutsal yapılarını barındırır. Mescid-i Aksa Hz. Muhammed'in miraca yükseldiği yer olarak kabul edilir ve kutsal kitap tarafından en kutsal olarak nitelenen üç mekandan biridir ve burada yapılan ibadetin diğer yerlerde yapılanlara göre daha fazla sevap getireceği yazılıdır. Mescid-i Aksa aynı zamanda Müslümanların ilk kıblesi olması bakımından da önemlidir. Kubbet'üs Sahra ise, Hz. Muhammed'in miraca yükseldiği Sahra taşının üzerine yapılmış bir diğer kutsal yapıdır. Aynı taş Hz. İbrahim'in oğlunu kurban etmek üzereyken gökten koyun indiği hikayeye konu olan taştır. Yine aynı taş; Mahşer Günü İsrafil'in surunu üstünde üfleyeceğine inanıldığı taştır. 


Kudüs Hristiyanlar için de büyük öneme sahiptir. Hristiyan inancına göre İsa'nın doğduğu, çarmıha gerildiği, naaşının yıkandığı, arşa çıktığı ve yeniden döneceği şehirdir Kudüs. Golgotha Taşı olarak adlandırılan; kurukafaya benzer bir kayalık üzerinde İsa'nın çarmıha gerildiği ve tepenin altında gömülü olan Adem'in kafatasının, İsa'nın kanı ile sulandığı anda tüm insanların günahlarından arındığı yer, Kudüs'te bulunur. Bugün üzerinde Holy Sepulcher- Yeniden Diriliş- Kilisesi bulunmaktadır. İsa'nın yıkanıldığına inanılan taş her daim ıslak olarak görülebilir. Hristiyanlığın tüm mezhepleri kiliseye sahip olmak için mücadele etmiştirler, Osmanlı zamanında çözüm olarak tüm mezheplerin temsilcileri için bir taht yerleştirilmiş ve her biri kutsal noktaya eşit uzaklıkta konumlandırılmıştır, kilisenin anahtarı ise bir Müslüman'a verilmiştir. Hristiyan inanışa göre Kudüs; tarihin başladığı ve biteceği yerdir. 


Kudüs Yahudiler için vatan hasretinin bitmesi ve Mesih'in geri dönüşünü sağlamak için yerine getirilmesi gereken üç şartı sağlamanın anahtarı, Hristiyanlar için tarihin başladığı ve biteceği yer, Müslümanlar için ise ilk kıblenin bulunduğu, Hz. Muhammedin Mirac'a yükseldiği ve 3. kutsal şehirdir. Bu sebeplerle de üç din için de kutsaldır.