Kudüs Arapların yaşadığı Doğu Kudüs ve İsraillilerin yaşadığı Batı Kudüs olarak ikiye ayrılır. İki bölgenin ortasında; surlarla çevrili, üç semavi din için de kutsal sayılan Eski Kent adı verilen bölge bulunur.

Kudüs'ü gezmeye en yüksek tepesi Zeytindağı'ndan başlayabilirsiniz. Şehir manzarasını en iyi görebileceğiniz yer Zeytindağı'dır (Olive Mountain). Altın kubbesi ile Kubbet'üs Sahra'yı ve 16. yy'da Kanuni Sultan Süleyman tarafından yapılan şehir surlarını buradan tüm netliğiyle görebilir ve şehrin büyüleyici atmosferini hissedebilirsiniz. Aynı zamanda bu bölge Hristiyanlar için kutsaldır ve İsa'nın havarilerini toplayıp buarada kehanetlerini açıkladığına inanılır. Yahudiler için de, Tanrı'nın mahşer günü ilk bu mezarlardan diriltmeye başlayacağına inandıklarından kutsal bir bölgedir ve bölge mezarlık olarak kullanılmaktadır.


Müslümanlar için kutsal sayılan Harem-i Şerif bölgesi de görülmesi gereken yerlenden. Ancak içeri girmek için Müslüman olduğunuzu kanıtlamanız gerekiyor. Türk vatandaşları için pasaport yeterli olsa da batılı görüntüye sahipseniz, sizden bir dua okumanız istenebilir ya da Kur'an-ı Kerim'den bir kaç soru ile karşılaşabilirsiniz. Bayanların başı açık girmesine izin yok. İçeri girmeyi başarırsanız gerçekten büyüleyici iki yapıyı göreceksiniz. Bunlardan ilki Müslümanlar için ilk kıble olması bakımından büyük önem taşıyan Mescid-i Aksa diğer adıyla El Aksa. Bir diğeri ise sıklıkla El Aksa ile karıştırılan Kubbet'üs Sahra diğer adıyla Ömer Camii. Altın kubbesi ile göz kamaştıran Kubbet'üs Sahra Kudüs'ün manzarasında önemli bir yere sahip. Sahra taşının-Muallak Kayası- üstüne sonradan inşaa edildiğinden ötürü Kubbet'üs Sahra adını alan yapının içi Kütahya çinileri ve Bizans mozaikleri ile kaplıdır. Sekizgen şeklinde yapılan Kubbet'üs Sahra 691 yılında kutsal taşı korumak amacıyla yaptırılmıştır. Kubbet'üs Sahra'nın kıble tarafında ise Mescid-i Aksa bulunur. Müslümanların ilk kıblesi olan ve kutsal kitaba göre üç kutsal mescidden biri olarak kabul edilmiş, burada yapılan ibadet diğer yerlerde yapılanlardan üstün tutulmuş ve çevresi kutsal sayılmıştır. Harem-i Şerif bu nedenle Kudüs'ün kalbinin kalbi olarak nitelenmiştir. Kente giriş 8 kapıdan yapılmaktadır ancak Kubbet'üs Sahra'ya yakın olan kapı -Golden Gate/Altın Kapı- kapalıdır, bunun nedeni Mahşer Günü Mesih'in bu kapıdan içeri gireceği inancıdır ve o güne kadar kapı kapalı tutulmaktadır.

 

Hristiyanlar için kutsal sayılan; Konstantin tarafından yaptırılan Yeniden Diriliş Kilisesi- Holy Sepulcher-, Kıpti Kilisesi, Ermeni Kilisesi, Benediktin Papazlar Kilisesi, Saint Georges Ortodoks Kilisesi, Apostolik Nons Sarayı, içinde her mezhepten kilise barındıran Tüm Uluslar Kilisesi görülmesi gereken yerler arasında sayılabilir. Tüm Uluslar Kilisesi-Gethsemane- içinde tüm dünyadan gelen Meryem mozaiklerini görebilirsiniz. Brezilya'dan gelen siyahi Meryem ve Japonya'dan gelen çekik gözlü Meryem olarak dikkat çekicidir. Surların içinde yer alan Azize Meryem'in mezarı da Kudüs'te ziyaret edebileceğiniz yerlendendir. İsa'nın kanıyla sulandığına inanılan Golgotha Taşı'nı görebilirsiniz. Bugün üzerinde Holy Sepulcher Kilisesi bulunmaktadır. St. Mary Magdelena Kilisesi büyüleyici görüntüsü ile Kudüs gezisi içinde görülmesi gereken yerlerden bir diğeridir. İsa'nın doğduğu, öldüğü ve yeniden dirileceği şehir olan Kudüs Hristiyanlar için farklı bir anlama sahip.

Yahudiler tarafından Kotel olarak adlandırılan Ağlama Duvarı ve ya Batı Duvarı olarak da bilinen duvar Kudüs'te görülmesi gereken bir başka kutsal mekandır. Duvarı görmeye her dinden, her mezhepten ziyaretçiler gelmekte ve çeşitli dilekler dilemektedirler. Ziyaretçiler; küçük kağıtlara yazdıkları dileklerini duvara iliştirirler ve Baş Haham bu dilekleri alıp Zeytindağına gömer. İnanışa göre buradaki dilekler Tanrı tarafından okunmakta ve gerçekleştirilmektedir. Yahudi inancına göre Kotel; Süleyman Mabedi'nden geriye kalan tek parçadır ve bu yüzden çok kutsaldır. Her daim burada kutsal kitaptan dualar okuyan ve ibadet eden Yahudiler olduğundan hassasiyet gösterilmesi gereken bir yerdir. Özellikle Şabat/Sebt günü -Cuma gün batımından Cumartesi akşam 3 küçük yıldızın belirmesine kadar süren zaman- dindar Yahudilerin ilahiler okuduğu ve ibadet ettiği gündür, bugünlerde fotoğraf çekmemenizde yarar vardır. Zira dindarlar o gün elektronik alet kullanımına karşıdırlar. Belli bölümler sadece erkeklere açıktır.

Şehir yasaları gereği, tarihi atmosfer korunmuş ve şehirdeki tüm yapılar Kudüs taşı adı verilen beyaz taştan inşaa edilmiştir.  Kudüs tüm tehlikelerine ve gergin atmosferine rağmen büyüleyici bir güzelliğe sahip, inancınız her ne olursa olsun etkilenmenizin kaçınılmaz olduğu bir şehirdir. Ancak Filistin özerk bölgesine geçişte ve dönüşte ciddi zorluklarla karşılaşmaktasınız. İki bölgeyi ayıran devasa duvarda, kontrol noktaları bulunmakta ve Yahudi değilseniz problemlerle karşılaşmaktasınız. Aynı zorlukları ülkeyi terkederken de yaşayacağınızı hatırlatmakta fayda var. Bu yüzden sorguya çekilebileceğinizi hatırlatarak, sakin ve sabırlı olmanızı tavsiye ediyoruz.